Antalya'da koronavirüsü atlatan hastadan sağlık çalışanlarına ziyaret

Yoğun bakımda gördüğü 15 günlük koronavirüs tedavisinin ardından taburcu olan 62 yaşındaki hasta, kuzucuklarım dediği sağlık çalışanlarını, ömrünün yettiğince göreceğini söyledi.

19.03.2021 08:49| Son Güncelleme : 19/03 08:54

Koronavirüsün Türkiye'de ortaya çıkmasıyla kurulan pandemi hastanelerinde koronavirüs yoğun bakımlardaki sağlık çalışanları, 1 yıldır canlarını hiçe sayarak, hastaları hayata döndürebilmek için çalışıyor.

Yoğun bakımda tedavinin yanı sıra, hastaların tüm ihtiyaçlarını karşılayan sağlık çalışanları, duygusal anlar da yaşıyor. Çalışanların bu süreçteki en büyük mutlulukları ise hastalarının taburcu olması.

YOĞUN BAKIMDA SAĞLIKÇILARLA TANIŞTI

Bu hastalardan biri olan 62 yaşındaki emekli devlet memuru Nurettin Yücekaya, geçen aylarda koronavirüse yakalanınca Kepez Devlet Hastanesi'ndeki pandemi servisinde tedaviye alındı.

Durumu ağırlaşan Yücekaya, 10 gün sonra yoğun bakıma sevk edildi. Yoğun bakıma gideceğini duyunca büyük panik yaşayan Yücekaya, sağlık çalışanlarının samimi yaklaşımıyla rahatladı.

Yoğun bakımdaki ilk gecesinde panik atak krizi geçiren Yücekaya'nın yanına giren hemşire ise uzun süre onu sakinleştirmeye çalıştı ve elini bir an olsun bırakmadı.

"BENİM YATAĞIM BOŞ MU?"

Yücekaya, bu süreçte çalışan hemşireleri çocukları gibi görmeye başladı ve onlara gelinlerine seslendiği gibi 'Kuzucuklarım' demeye başladı.

Bir süre sonra taburcu edilen Yücekaya, kendisini tedavi eden sağlık çalışanlarına teşekkür için bir süre sonra tekrar hastaneye geldi. Karşılarında taburcu ettikleri hastayı gören sağlık çalışanları, büyük sevinç yaşadı.

Geçen günlerde de teşekkür için elinde çiçekle hastaneye gelen Yücekaya, yoğun bakım kapısından tedavi sürecinde kaldığı odayı görünce "Benim yatağım boş mu" diye hemşirelere sordu.

"SICAK BİR ORTAM OLDUĞUNU HİSSETTİM"

Yaşadığı durumu bir sınav olarak gördüğünü söyleyen Nurettin Yücekaya, “Buraya gelmeden önce gördüğüm yoğun bakım aklıma gelince tedirginlik hissettim. Buraya geldiğimde tek odaya verdiler. Bunu bir sınav olarak düşündüm. Bana söylenen şeyleri yaptım. Burada sıcak bir ortam olduğunu hissettim ve 15 gün kaldığım yoğun bakımda bunu hissettim. İlk dönemlerde nefes tutulması yaşadım ve buradaki arkadaşları biraz panikletti. Bu durumda gelip saatlerce başımda duran hemşire Cennet, güzelce ilgilendi. Bana 'Sakin ol, bunlar geçer' diye telkinde bulundu." dedi.

"SANKİ BABALARI GİBİ DAVRANDILAR"

Sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarını takdir eden Yücekaya, “Burada tüm personel o kadar canla, başla ve özveriyle çalışıyordu ki. Kendi ismiyle seslenmesem dahi dönüp bakıyordu. Ne istiyorsak karşıladılar. Evimde görmediğim temizliği burada gördüm. 3 gelinim var, onlara 'Kuzucuklarım' diye seslenirim. Buradaki hemşire kızlarıma da o süreçte aynı şekilde seslendim. Onlar da sanki babalarına saygı gösterir gibi bana davrandılar. Beni rahatlatmak için istediğim müzikleri dahi çaldılar." diye konuştu.

"MAAŞIMDAN KESİLİP ONLARA VERİLSİN"

Sağlık çalışanlarına teşekkür etmek için onları ziyaret ettiğini belirten Yücekaya, “Ben buraya gelmekle, buradaki insanlara az da olsa moral verebiliyorsam ne mutlu benim için. Burada gördüğüm iyilikleri, buradaki insanların güzelliklerini takdir etmek, onlara teşekkür etmek için buraya ziyarete geliyorum. Buradaki insanların fedakarlığına karşı benim aldığım maaşın 100 lirası kesilsin, onlara verilsin. Çünkü bu insanların ne şartlarda, nasıl özveriyle çalıştıklarına şahit oldum" diye konuştu.

"BURAYA HASTALAR GENELDE PANİKLE GELİYOR"

1 yıllık süreçte zaman zaman çok yıprandıklarını söyleyen Covid Yoğun Bakım sorumlu hemşiresi Fatma Gökalp, “1 yıldır yoğun bakımda çalışıyorum. İlk Covid hastasını aldığımızda ne yapacağımızı bilemedik. Aynı yaşta olduğum bir hastayla karşılaştık ve hastamızı kaybettik. Çok üzücü bir durumdu ve bizleri çok yıprattı. Bunları gördükçe insanları hep uyarma gereği hissediyorsunuz. Buraya hastalar genelde panik halinde geliyor. Biz onları mümkün olduğunca psikolojik olarak rahatlatmaya çalışıyoruz. Her türlü tedavisini sağlamaya çalışıyoruz ama 'Başka ne yapabiliriz' diye düşünüyoruz. Giriyoruz, elini tutuyoruz, yeri geliyor 1 saat odasında kalıp sohbet ediyoruz, müzik dinlemek istiyorsa cep telefonumuzdan açıp dinletiyoruz." diye konuştu.

"KENDİ ANNE, BABA, KARDEŞİMİZ VAR DİYE DÜŞÜNÜYORUZ"

Nurettin Yücekaya ile yaşadıklarını anlatan Gökalp, ziyaretten dolayı çok mutlu olduklarını söyledi. Gökalp, “Nurettin Amca burada yatan hastalarımızdan biriydi ve gece 2'de panik atak sıkıntısı yaşadı. Hepimiz toplanıp onu sakinleştirmeye çalıştık. Yavaş yavaş toparlamaya başladı. Bizler hep burada kendi anne, babamız, kardeşlerimiz var diye düşünüyoruz. Biz insanlara örnek olalım istiyoruz. Nurettin amcanın taburcu olmasından 15-20 gün sonra güvenlik görevlisi aradı ve 'Nurettin Yücekaya geldi' dedi. Ben de 'O hasta çıktı' deyince güvenlik arkadaş 'Hayır amca burada sizi bekliyor' dedi. Şaşırdık tabi ve çıktık gittik. Nurettin amca ellerinde poşetlerle bizlere bir şeyler getirmiş. O kadar sevindik ki. Ara ara böyle ziyaretimize geliyor, biz onu sağlıklı görünce daha çok mutlu oluyoruz." dedi.

Sıradaki Haber Yükleniyor